VULVA KANSERİ prognozunu etkileyen en önemli faktör

VULVA KANSERİ
Dış genital bölge kanserlerine vulva kanseri adı verilir. Sıklıkla karşılaşılan semptomlar kaşıntı, vulvada kitle, kanama, ciltte renk değişikliği ve ağrı olabilir. Daha çok 60 yaş üstünde ortaya çıkar ve semptomlar hastaların çoğunda tanıdan önceki 12 aydan fazla bulunuyor olabilir. Genellikle geç tanı alırlar. Risk faktörleri arasında diğer üreme organlarına ait premalign lezyonlar, sigara kullanımı, cinsel aktivite, genital kondilom (HPV enfeksiyonu), vulvar intraepitelyal neoplazi, obezite, diabet, hipertansiyon ve düşük sosyoekonomik düzey sayılabilir.
Vulva kanserinin tanısı biyopsi ile konur.

Tedavi olgudan olguya farklılık göstermekle birlikte vulva kanserinde tedavi asıl olarak cerrahi ve radyoterapidir. Özellikle erken evrelerde cerrahi tedavi tercih edilir. Vulva kanseri radyoterapiye oldukça duyarlıdır. Radyoterapi vulva kanserli olgularda cerrahi öncesi lezyonu küçültmek, lokal nüksü ve operasyon sonrası nüksleri önlemek amacıyla kullanılmaktadır.Vulva kanserinde erken evrelerde kemoterapinin yeri yoktur. Daha çok ileri evrelerde kontrol edilemeyen olgularda radyoterapinin etkinliğini artırmak amacıyla kullanılmaktadır.

Hastalığın prognozunu etkileyen en önemli faktör evre ve lenf nodu tutulumudur.Evre1’de 5 yıllık sağ kalım %90’lara ulaşırken Evre4’te bu oran %18’dir.Tümörün büyüklüğü, yayılım derinliği, lenf nodu tutulumu, çevre organlara yayılım, uzak organlara metastaz, hücresel tip, yerleşim yeri, hastanın yaşı, birçok bölgede birbirinden bağımsız lezyonların bulunması prognozu etkileyen diğer faktörlerdir.

Endometrium kanserinde evreleme

Rahim kanseri nedir?

Resmi büyütmek için tıklayın
Rahim kanseri terimiyle tek bir kanser türü değil, birden çok çeşit olabilen ve rahim dokularından gelişen kanserler ifade edilmektedir. Ancak en sık görülen tip olan endometrium kanseridir, bu nedenle rahim kanseri denildiğinde genellikle bu tip kastedilir. Endometrium rahmin iç yüzündeki boşluğu döşeyen zardır, bu nedenle endometrium kanserine halk dilinde rahim içi kanseri veya rahim iç zarı kanseri de denir. Uterin sarkomlar rahim kanserlerinin diğer tiplerini oluştururlar.

Rahim kanseri ve rahim ağzı (serviks) kanseri tamamen farklı grup kanserlerdir, bu ikisi karıştırılmamalıdır. Bu iki kanser türü sebepleri, genel özellikleri, tedavileri gibi bir çok açıdan tamamen farklılık gösterirler, bu nedenle rahim kanseri ifadesi rahim ağzı kanserlerini içermez. Sağdaki resimde rahim (uterus) ve rahim ağzı (serviks) farklı bölgeler olarak izlenmektedir.

Eş anlamlı terimler şu şekide özetlenebilir:
Rahim kanseri = Uterin kanserler = Uterus kanserleri (En sık tipi endometrium kanseri)
Rahim ağzı kanseri = Serviks kanseri (En sık tipi squamöz hücreli karsinom)

Belirtileri:
Rahim kanserlerinin en önemli ve sık görülen belirtisi vajinal kanamadır. Köken aldığı yer nedeniyle kolayca vajinal kanamaya neden olabilmesi bu kanserlerin iyi bir özelliğidir çünkü bu sayede hastanın doktora erken başvurmasına ve genellikle erken evrede tanı almasına neden olur. Rahim kanseri genellikle menopozda olan kadınlarda görüldüğü için bu kanama hemen dikkat çeker ve hasta yıllar sonra ilk defa adet kanaması oldum şeklinde şikayetle doktora başvurur. Bunun dışında daha nadiren aşırı kilo kaybı, ağrı, akıntı gibi şikayetler de görülebilir. Hiçbir belirti olmadan muayene sırasında şüphelenildiği veya biyopsi sonrasında teşhis konulduğu da sık olur.

Neden olur? Risk faktörleri?
Aşağıdaki risk faktörlerini taşıyan kadınlarda endometrium kanseri daha sık görülür.
– Aşırı kilo
– İnfertilite
– Polikistik over hastalığı (PCOS), anovulasyon
– Hiç doğum yapmamış olmak
– Geç menopoz (menopoza normalden daha ileri yaşta girmek)
– Meme kanseri nedeniyle tamoksifen tedavisi almak endometrium kanseri riskini arttırır

Teşhis:
Rahim kanserlerinin en yaygın tipi olan endometrium kanserinin kesin tanısı genellikle biyopsi (endometrial biyopsi, küretaj, rahim içerisinden parça alma) işlemi ile konur. Alınan parçanın histopatolojik olarak incelenmesi neticesinde kanser varlığı ve türü belirlenir. Muayene, ultrasonografi, tomografi veya MR gibi yöntemler kesin teşhis koydurmaz, sadece şüphe yaratabilir.
Bazen de başka nedenlerle yapılan rahim ameliyatı (histerektomi) sonrasında patolojik incelemede rahim kanseri olduğu belirtilir.

Tedavi:
Rahim kanserlerinin (uterin kanserlerin) türüne ve histolojik tipine göre, evresine göre ameliyat, radyoterapi, kemoterapi yöntemleri çeşitli kombinasyonlar halinde uygulanır. En sık ve genellikle ilk uygulanan tedavi yöntemi ameliyattır. Ameliyatta rahim, yumurtalık, lenf bezleri gibi dokular alınarak evreleme işlemi sıklıkla uygulanır. Ameliyat genellikle açık yöntemle uygulanır ancak bazen kapalı (laparoskopik) yöntemle veya robotik cerrahi yöntemi ile de uygulanabilmektedir. Ameliyat süresi uygulanan tekniğe ve duruma göre çok değişkenlik gösterebilir, süre genellikle 2-5 saat arasında değişir.
Ameliyat sonrasında patolojik incelemeye göre hastalığın evresi belirlenir. Patoloji sonucunda belirlenen kanserin tipine göre ve evresine, derecesine (grade) göre ek olarak kemoterapi (KT) ve radyoterapi (RT, ışın tedavisi) verilir. Bazı tiplerde ve erken evrelerde ameliyattan sonra hiçbir ek tedavi gerekmez. Hormon tedavisi (progesteron hormonu) da endometrium kanserinde uygulanan yöntemlerden birisidir.
Endometrium kanseri genellikle erken evrede yakalanan bir kanser türü olduğu için başarı oranı yüksektir.

Rahim kanseri ameliyatı sonrasında:
Hastalar ameliyat ve uygulanan diğer tedaviler sonrasında düzenli aralıklarla kontrole çağırılırlar. Kontroller genellikle ilk başta 3 ay aralarla başlar daha sonra seyrelerek devam eder. Kanama ameliyattan sonra ilk günlerde olabilir sonra tamamen kesilir. Uzun süre devam eden kanama ve uzun bir aradan sonra tekrar başlayan kanama mutlaka doktora başvurmayı gerektirir. Hasta genellikle ameliyattan sonra en geç bir hafta içerisinde taburcu olur. Hasta hastaneden taburcu olduktan sonra başka bir hastalık veya ek problem yoksa normal şekilde beslenebilir. Cinsel ilişki başlaması için genellikle ameliyatın üzerinden 2 ay geçmesi gerekir, doktorunuz izin vermeden cinselliğe başlamamalısınız. Rahim kanserlerinde uygulanan ameliyatlarda vajen dokusu alınmadığı için cinsellikle ilgili probleme neden olmaz. Radyoterapi (ışın tedavisi) vajinal kuruluğa neden olabilir.

Tarama ve Önleme:
Rahim ağzı kanserini önlemek için uygulanan smear testi benzeri bir tarama önleme yöntemi rahim kanserlerinde yoktur. HPV aşısı gibi bir önleyici aşı yoktur, HPV aşısı rahim kanserinden değil rahim ağzı (serviks) kanserinden koruma amaçlı uygulanır.

ENDOMETRİUM KANSERİ
Uterin kanserler (rahim kanserleri) içerisinde en sık görülen tip endometrium kanseridir. Aynı zamanda en sık görülen jinekolojik kanserdir. Genellikle menopoz dönemindeki kadınlarda görülür, ortalama görülme yaşı 60 civarındadır. Endometrium kanserinin çeşitli histopatolojik tipleri vardır, en sık görülen tipi endometrioid adenokanserdir. Bunun dışında berrak hücreli karsinom, squamöz karsinom, müsinöz karsinom, seröz karsinom, andiferansiye karsinom gibi nadir tipler vardır.

Endometrium kanserinde evreleme (FIGO 2010):
Evreleme cerrahi olarak yapılır.
Evre 1A: Tümör uterin korpusta sınırlıdır, myometrial invazyon yok veya yüzde 50’den azdır.
Evre 1B: Tümör uterin korpusta sınırlıdır, myometrial invazyon yok veya yüzde 50’den fazladır.
Evre 2: Servikal stromal invazyon vardır, uterus dışında yayılım yoktur.
Evre 3A: Tümör seroza ve adnekslere yayılmıştır.
Evre 3B: Vajen veya parametrium tutulumu vardır.
Evre 3C: Pelvik (C1) ve/veya paraaortik (C2) lenf nodu tutulumu mevcuttur.
Evre 4A: Mesane veya barsak mukozası tutulmuştur.
Evre 4B: İntraabdominakl organlara metastaz, inguinal lenf nodu tutulumu, uzak metastaz.

UTERİN SARKOMLAR
Sarkomlar tüm uterus kanserlerinin yaklaşık yüzde 5’ini oluştururlar. En sık görülen 3 tip:
– Karsinosarkom (Malign mix müllerian tümör, MMMT)
– Leiomyosarkom (LMS)
– Endometrial stromal sarkom

serviks kanseri Erken evrelerde ameliyat ile tedavi

Rahim ağzı (serviks), rahim ile vajina arasında bulunur. Rahim ağzı kanserinin (serviks kanseri) sıklığı smear tarama programları sayesinde özellikle gelişmiş ülkelerde azalmıştır. Gelişmekte olan ülkelerde nispeten daha sık görülmektedir. Bu nedenle rahim ağzı kanserinden korunmanın en etkili yolu düzenli smear testi yaptırmak ve aşağıda sıralanan risk faktörlerinden kaçınmaktır. Smear testi ve tarama programları sayesinde gelişmiş ülkelerde serviks kanseri yaklaşık yüzde 75 oranında azalmıştır. Dünyada serviks kanserlerinin yüzde 85’i gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir. Ayrıca son yıllarda uygulanan HPV aşısı (rahim ağzı kanser aşısı) sayesinde serviks kanserinden yüksek oranda koruma sağlamak mümkün olacaktır.
Dünyada kadın genital sistemi kanserleri arasında 3. sıklıkla görülür.

Rahim ağzı (serviks) kanseri ile rahim kanseri (endometrium kanseri) karıştırılmamalıdır, ikisi çok farklı tür kanserlerdir. Rahim (endometrium) kanseri hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Serviks kanseri ve HPV ilişkisi:
HPV virüs enfeksiyonu serviks kanseri gelişmesinde en önemli risk faktörüdür. Serviks kanserlerinin neredeyse tamamında HPV virüsüne rastlanmaktadır. Dünyada bir enfeksiyon ajanla en yüksek oranda ilişkisi olan kanser serviks kanseridir. Bu nedenle HPV enfeksiyonu riskini arttıran faktörlerden kaçınmak gerekir. HPV virüsü ve HPV enfeksiyonu hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. HPV enfeksiyonuna kadınlarda çok yaygın rastlanılır, toplumda yaklaşık yüz kadından 10’unda mevcuttur, ancak bu enfeksiyonlar büyük oranda (%80-90) hiçbir hastalık oluşturmadan kendiliğinden kaybolur. Kaybolmayıp devam eden enfeksiyonların çok az bir kısmı da ileri de serviks kanseri oluşmasına neden olabilir. HPV enfeksiyonu ile serviks kanseri arasındaki latent period yaklaşık 20-25 yıldır.

Risk faktörleri:
– Erken yaşta başlayan cinsel ilişki
– Çok sayıda cinsel partner
– Cinsel partnerin risk faktörleri taşıması (çok sayıda cinsel partneri olması ve HPV enfeksiyonu olmsı gibi)
– CIN, VIN, VaIN hikayesi olması
– Cinsel yolla bulaşan hastalık hikayesi olması
– İlk doğumu erken yaşta yapmış olmak (20 yaş altında)
– Multiparite (3’ten fazla doğum yapmak)
– Düşük sosyoekonomik düzey
– Doğum kontrol hapı kullanmak
– Sigara

Serviks kanseri histopatolojik tipleri:
– Squamöz hücreli kanser (en sık görülür, yüzde 70)
– Adenokanser (ikinci sık tip, yüzde 25): Müsinöz adenokarsinom, endometrioid adenokarsinom, berrak hücreli adenokarsinom, villoglandüler papiller adenokarsinom
– Nöroendokrin tip serviks kanseri
– Küçük hücreli (small cell)
– Embriyonel rabdomyosarkom (Botrioid tümör)
– Leiomyosarkom
– Lenfoma
– Malign melanom

Rahim ağzı kanserinde belirtiler nelerdir?
Bazen hiçbir belirti vermeden muayene esnasın tesadüfen saptanabilir. En sık görülemn belirtiler vajinal kanama, lekelenme, akıntı, cinsel ilişki sonrası kanamadır. İleri evre vakalarda bel ağrısı, sırt ağrısı, idrarda kan olması, vajenden idrar gelmesi gibi belirtiler olabilir.

Tanı:
Tanı en sık olarak mauyene sırasında rahim ağzından alınan biyopsi (parça alınması) neticesinde patolojik inceleme ile konur. Bazen konizasyon, LEEP veya histerektomi materyalinde de serviks kanseri sonucu ile karşılaşılabilir. Kolposkopi ve biyopsi erken tanıda önemlidir.
Smear testi serviks kanser tanısını net olarak koydurmaz, tarama amacıyla kullanılır ve şüpheli sonuçlar sayesinde yapılan daha ileri tetkikler neticesinde teşhis koyulabilir.

Evreleme:
Ameliyat öncesinde vajinal muayene ile evre belirlenir, kllinik evreleme yapılır.Evreler 1,2,3,4 olarak belirlenir. Evre 1a1 ve Evre 1a2 tümörler mikroinvaziv tümör oalrak adlandırılır.

Tedavi:
Serviks (rahim ağzı) kanserinde tedavi belirlenen evreye göre değişir. Erken evrelerde ameliyat ile tedavi uygulanırken, ileri evrelerde radyoterapi daha sık uygulanır. Bazı durumlarda cerrahi, radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemoterapi birlikte uygulanabilir. Ameliyat yapılan hastalarda radikal histerektomi ve lenf nodu diseksiyonu yapılır genellikle. Ameliyat jinekolojik onkoloji cerrahisi uzmanları (jinekolojik onkolog) tarafından uygulanır.
Çok erken evrelerde ve özellikle çocuk istemi olan hastalarda konizasyon tedavide yeterli olabilmektedir, bu durumda rahim alınmadığı için hastanın hamile kalabilmesi mümkün olmaktadır.